Binlerce yıldır verimli topraklara sahip olan Mersin, doğası ve şifalı sularıyla ziyaret edenlere hayat verir. Akdeniz kıyılarının güneşli iklimi de burada pek çok medeniyetin barınmayı istemesine neden olmuştur. Toros Dağları’nın ayrı bir güzellik kattığı bu ilimizde Türkmen ve Yörük kültürleri hala yaşatılmaktadır.
Mersin’de gezilebilecek yerler
Alahan Manastırı, Cennet ve Cehennem, Kızkalesi, Ayaş, Yumuktepe, Soli-pompeipolis, Eshab-ı Kehf Mağarası, Anemurium tarihi kalıntıları, Kleopatra Kapısı gibi turizmde ilgi çekici mekanlara ev sahipliği yapmaktadır.
Önemli plajları ise Anamur, Kızkalesi, Susanoğlu ve Ayaştır.
Tisan, Taşucu, Narlıkuyu ve Dana Adası ise özellikle yerli turistlerin sıklıkla ziyaret ettiği bölgelerdir.
Yayla turizminde beğenilen ve ilgi çeken yaylalar ise Gözne, Ayvagediği, Soğucak, Fındıkpınarı, Namrun ve Sorgun Yaylalarıdır.
2008 yılında Mut ilçesinde bulunan Alahan Manastırı ve Tarsus ilçesinde bulunan St.Paul Kuyusu ve Anıt Müzesi UNESCO Dünya Miras Alanları kapsamındaki yerler listesine alınmıştır.
Mersin'de ne yenir?
Mersin denilince akla elbette cezerye ve tantuni gelir.
Ana maddesi havuç, şeker ve su olan cezerye, isteğe göre içine Antep fıstığı, ceviz ve fındık da eklenebilen, hindistan cevizine bulanarak servis edilen bir tatlıdır.
Yöre insanları cezeryenin çok faydalı olduğuna değinir. Cezerye tatlı sevenlerin gerçekten kaçırmaması gereken bir tatlıdır.
Tantuni ise özel bir saç üzerinde yapılan bir Mersin yemeğidir. Doğranan etlerin kırmızı biber ve yağ ile kavrulduğu tantuniye nane ve limon da çok yakışır.
Mersin'de hası yenilebilecek tantuni ile karnınızı doyurup cezerye ile ağzınızı tatlayabilirsiniz.
(Milliyet)