|
Yeni sosyalleşme merkezi
W Oteli’nin Nero tarafına açılan yeni mekanı W Kitchen, kaldırımında sosyalleşilen yeni "ayaküstü" mekanlardan biri...
Onur Baştürk / sehir.ekolay
|
|
W Oteli’nin Nero tarafına açılan yeni mekanı W Kitchen, kaldırımında sosyalleşilen yeni “ayaküstü” mekanlardan biri.
Çünkü böylesi geniş kaldırıma sahip mekanlarda insanlar bir türlü içeri girmek istemiyor haliyle. Hep dışarıda takılıyorlar.
W Kitchen şık bir mahalle barı havasında.
Ne çok fazla şıkırtılı ne de çok fazla salaş. İkisinin ortası. Düz ve siyah.
W Lounge’la bağlantısı var W Kitchen’ın. Oradaki bir partiye çıkıp biraz sosyalleşip yeniden Kitchen’a inerek chill-out moduna geçmeniz olası yani.
Peki ne yiyebilirsiniz W Kitchen’da?
Bir kere kesinlikle balkabağı çorbasını tavsiye derim.
Eğer içki sonrası çorbacıya koşturanlardansanız mutlaka balkabağı çorbasını deneyin zaten, bayılacaksınız.
Bunun dışında trüf mantarlı pizzası dikkatimi çekenlerden. Bir de tam da ayaküstü sosyalleşmeye uygun mini hamburgerleri var.
Kendini gözden geçirmesi gereken mekan
Elbette Lucca! Hayır, sadece orada başıma bir şiddet olayı geldiği için değil. Epeydir bu mahalle barı hakkında hep olumsuz şeyler konuşuluyordu.
Yıllardır Lucca’cı olan esas müdavimlerini küstürdüğü, mekanın başka türlü bir kitlenin hakimiyeti altına girdiği gibi şeyler….
Şimdi yaşadığım bu son olayla birlikte tüm bunlara hak verdim.
Konuşanlar haklıymış.
Lucca’nın kendini, çizgisini gözden geçirmesi gerekiyor bir an önce.
Yoksa sert abilerin sertleştirdiği kafe olarak kalacak akıllarda…
Şişhane’ye Public geliyor
Bebek’teki Happily Ever After adlı kafenin sahibesi Ayşe Kuçuroğlu şimdi de Şişhane’ye uzanıyor ve orada kasım ortasında “Public” diye bir mekan açıyor.
Public her açıdan ilginç bir mekan olacak gibi.
Çünkü mekanın bir kısmı restoran bir kısmı da özel partilere açık olacak.
Ayşe restoran kısmındaki yemekler için çok iddialı konuşuyordu en son gördüğümde. Hepsi birer sanat eseri gibi olacakmış yemeklerin.
Public’i ve pek yakında trend haline gelecek Şişhane sosyalleşmelerini dört gözle bekliyorum.
Leb-i Derya Richmond
Leb-i Derya’nın Richmond Oteli’nin tepesindeki şubesine hiç gitmemiştim.
Geçenlerde fırsat oldu ve bir grup arkadaşla orada yemek yedik.
Manzarasının yanı sıra çok sakin ve cool bir mekan olmuş burası.
Bu tür mekanların bence en büyük sorunu, şöyle kendilerini diğer benzeri mekanlardan ayırt edecek hem lezzetli hem farklı bir yemeklerinin olmaması.
O gece levrek yedim ben. Tamam lezzetliydi, ama her yerde yediğim gibiydi.
Artık restoranların aynı tarz menülerle müşterinin karşısına çıkmaması gerekiyor. Çünkü dışarı çıkıp para harcayan müşteri farklı şeyler denemek istiyor her seferinde. Aynı şeyleri yemiyor (her manada!)
|
|
|
|
Bu haberi kişi okudu.
1970
|
|